Otizm

Otizm

Otizm doğuştan gelen, genetik altyapıya dayanan, nörobiyolojik tabanlı, karmaşık bir gelişim bozukluğudur.

Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyerek bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle yaşamın ilk iki yılında fark edilmeye başlar. Çocukların sosyal iletişimlerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkiler.

Üç alanda önemli yetersizliklerle kendini gösterir:
– sosyal etkileşimde yetersizlikler,
– iletişim becerilerinde yetersizlikler,
– sınırlı/yinelenen ilgi ve davranışlar. 

 

Otizmin Tipik Özellikleri

Başkalarına karşı ilgisizdir.
Göz temasından kaçınır.
Başkaları ile kendiliğinden iletişim kurmaz.
İsteklerini bir yetişkinin ellerini kullanarak belirtir.
Diğer çocuklarla oynamaz.
Sürekli bir konu üzerinde konuşur. Sebepsiz şekilde ağlar, güler ve sebepsiz davranışlarda bulunur.
Anlamsız sözleri üst üste tekrarlar.
Nesneleri tutup sürekli döndürmekten hoşlanır. Değişikliklerden hoşlanmaz.
Yaratıcılık gerektiren oyunları oynayamaz.
Bazıları yaratıcılık gerektirmeyen bazı işleri oldukça hızlı ve iyi yapar.

 

Nasıl Bir Program ve Eğitim?

Öncelikle her bir bireyin eğitim programı kendine has olduğu için ön tanı ile otizmin yoğunluk derecesi belirlenir ve değerlendirme sonucunda bir yol haritası çıkarılarak ön görülmesi planlanan yoğun bir eğitim programı süreci başlatılır.

Burada çıkan değerlendirme sonucunda çalışan diğer eğitimcilere ve aileye programın detayları hakkında bilgi verilir. Programın devamında aile ile birlikte çalışma ortamı yaratılarak, ailenin ya da birincil bakıcının da sürece dahil olması için öğretimin içine dahil edilir ve sonrasında gelişimsel olarak takip altına alınarak anında müdahalelerde bulunulur.